Talihsiz talihliye şimdi de dava harcı şoku

JAN29



Süper Loto’nun 9 hafta devrederek 21.7 milyon liraya yükselen ikramiyesini kazandığını ileri sürerek Milli Piyango İdaresi’ne başvuran kişinin, hukuki yollardan dava açarak parayı elde etmesi için 324 bin lira harç ödemek zorunda olduğu ortaya çıktı.


Talihli olduğunu iddia eden kişinin avukatı Şakir Balcı, “Milli Piyango idaresinden başvurumuza yönelik cevap gelmedi. Kupon, pamuk ile kağıt arasında. Dört köşe itibariyle lime lime olmuş. Çok katlı buruşmuş, iç içe girmiş bir belgeden söz ediyoruz. Hukuken kabul görecek bir belge olması konusunda çalışmalar yapıp, biz de ikna olmalıyız" dedi.
 
21.7 milyon liranın kendisine isabet ettiğini, ancak pantolon cebinde unuttuğu kuponun annesi tarafından yıkandığını ileri sürerek Milli Piyango İdaresi’ne başvuran kişinin, Manisa Barosu’na kayıtlı avukatı Şakir Balcı, İzmir Adliyesi’nde açıklamalarda bulundu. Olası bir dava açması durumunda dava harcının 323-324 bin lira tuttuğunu hesaplatan Balcı, “Hukuki ve teknik çalışmaları bitirmiş değiliz, kendi ikna sürecimizi tamamlamış değiliz. Sonuçta avukatın önüne her türlü iddia gelebilir. Bunların doğruluğunu, geçerliliğini kanıtlamak için ciddi çalışma yapması gerekiyor. Mevcut olayda, sağlıklı olmayan kuponu, Milli Piyango İdaresi’ne ibraz ettiğimiz taktirde, “Buyurun gelin ikramiyenizi alın' şeklinde bir yapı yok. Milli Piyango İdaresi’nden bizim başvurumuza henüz bir cevap gelmedi, bunu bekliyoruzö dedi. 
İdare’nin vereceği cevabın ardından yol haritalarını belirleyeceklerini dile getiren Balcı, “İdare, iki cevap verebilir, “mümkün' veya “geçersizdir' diyebilir. Zaten biz geçersiz konusunda çalışıyoruz. Neler yapılacağıyla ilgili alt yapı çalışmaları yapıyoruz. Bizi ikna eden bir süreçle bu konuyu tamamlamamız lazım. Ancak bu noktada değiliz. Olası bir yargı yoluna başvurduğumuzda, ilgilinin 323 -324 bin lira dava harcını yatırması gerekiyor. Olası bir olumsuz cevap karşısında, ortada böyle bir maliyetli dava söz konusu. İlginin bunu karşılaması mümkün değil. Adli yargı müessesiyle de görüşeceğiz. Harç ödemeden ya da küçük masraflarla bu dava nasıl yürütebilir, bunu araştırıyoruz. Bu konuda müvekkilime de yardım edilebilirö dedi. Kuponu veya Türkiye’de bilirkişiler tarafından elde edilecek somut bilgileri Avrupa’daki bir laboratuara da göndermek istediklerini söyleyen Balcı, “Yılbaşından sonraki ilk hafta, Avrupa’da bir laboratuara buradan aldığımız sonuçları göndereceğiz. Bir noktaya varmak istiyoruz. İdare, bizim ikna olmadığımız bir belgeyi şayet geçersiz derse kurumu kamoyunu ve bizi zedeler. İdare’ye yapılacak başvuruda her türlü dökümanımız elimizde olmalı. Acele etmiyoruzö dedi. Şu an için bir dava açmalarının söz konusu olmadığını söyleyen Balcı, “Hukuken kabul görecek bir belge olması konusunda çalışmalar yapıp biz de ikna olmalıyız. Hukuki sorumluluk altındayız. İdare’nin bağlı olduğu kurallar var. Çekilen sayılar, güvenlik nosu, çekiliş tarihi, bilet seri nosu, açık şekilde görünmek zorunda. Bu kategoriler altında bizim incelemelerimiz de devam ediyorö diye konuştu.
 
KUPON, AĞIR TAHRİP EDİLMİŞ SINIFINDA
Kuponun durumuyla ilgili veren Balcı, “Kupon, pamuk ile kağıt arasında. Dört köşe itibariyle lime lime olmuş. Çok katlı buruşmuş, iç içe girmiş bir belgeden söz ediyoruz. Hukuka göre bu evrak ağır tahrip edilmiş sınıfına daha yakın ve evrakın el değiştirilebilir olması nedeniyle ciddi çekincelerimiz var. Eğer negatif bir ortam oluşursa talihlinin içinde bulunduğu durum da dikkate alınmalı. Hukuki çalışmalar bittikten sonra daha net şeyler söyleyebilirizö dedi.
 
AİLE PERİŞAN
Pantolonu yıkayanın eş değil anne olduğunu söyleyen Balcı, “Hem talihlinin hem de ailesinin ciddi bir sıkıntısı var. Bir yandan onu kendine getirmeye çalışıyoruz, bir yandan da hukuki çalışmalar yapıyoruz. Talihli neredeyse, “Bu neden benim başıma geldi' noktasında. Ama onu hem iyiye hem kötüye hazırlamak için çalışıyoruz. Aile hiç iyi değil. Bu milli Piyango Tarihi’nin en ağır vakasıö dedi.

continue reading

Ayhan Akman: Bana ne Aykut Kocaman'dan!

JAN29


Ayhan Akman: Bana ne Aykut Kocaman'dan!

Futbolu bırakan eski Galatasaraylı futbolcu Ayhan Akman, Aykut Kocaman'ın istifa etmesiyle ilgili soruya ilginç bir yanıt verdi...

24 Aralık 2012 | 10:23
Sercan Kısmet / Skorer Özel
Geçen sene Galatasaray'da futbolu bırakan Ayhan Akman önceki akşam eşi Gizem Akman ile Kanyon'da görüntülendi. Alışveriş yapan çift, basın mensuplarına gülerek poz verdi. "Fenerbahçe'nin teknik direktörü Aykut Kocaman'ın istifa etmesi" sorusuna gülen Akman, "Bana ne Aykut Kocaman'dan?" diyerek cevap verdi. 

continue reading

700 bin TL'lik lüks tatil

JAN29

L.A Galaxy takımından ayrıldıktan sonra ülkesi İngiltere’ye dönen yıldız futbolcu David Beckham eşi Victoria ve dört çocuğuyla birlikte Noel tatilini geçirmek üzere Maldivler’e gitti.

L.A Galaxy takımından ayrıldıktan sonra ülkesi İngiltere’ye dönen yıldız futbolcu David Beckham eşi Victoria ve dört çocuğuyla birlikte Noel tatilini geçirmek üzere Maldivler’e gitti.
 
Ünlü aile konaklamak için 12 plaja ve 40 yüzme havuzuna sahip özel bir oteli tercih etti. “Sun” gazetesinin haberine göre özel bir deniz uçağıyla ulaşılan adada bulunan otelde 130 özel villa bulunuyor.
Adada 11 gece kalacak olan ailenin üç oda kiraladığı belirtildi. Odaların geceliği ise 8600 pound.
Çifte yakın bir kişi gazeteye yaptığı açıklamada Beckhamlar’ın Maldivler’deki en pahalı otelde kaldığını söyledi.
























continue reading

Canlı yayında rezil oldular

JAN29

Ekonomi kanalı Bloomberg'de kadın sunucunun verdiği frikik Temel İçgüdü filmini hatırlattı


Ekonomi kanalı Bloomberg-de kadın sunucunun verdiği frikik Temel İçgüdü filmini hatırlattı
 
 
Temel İçgüdü filminde Sharon Stone'un meşhur sahnesine benzer bir frikik veren kadın sunucu Stephanie Ruhle olayın farkına varmadan programa devam etti
Hemen internet sitelerine düşen bu frikiğin görüntüleri için okuyucular "Teşekkürler Stephanie Ruhle'ye. Ekonomi haberlerini ilginç hale getirdi" şeklinde yorum yaptı.
Bloomberg televizyonunda finans haberleri sunan Sara Eisen mikrofonun bozulmasıyla aniden kendisine dönen kameraya iç çamaşırını düzeltirken yakalandı.
Canlı yayında ilk konuşması beklenen muhabirin mikrofonu tutukluk yapınca çareyi Eisen’e dönmekte bulan kameraman, sunucunun kameranın kendisine dönük olduğunu bilmeden iç çamaşırını düzelttiğini gördüğünde açıyı değiştirmek için çok geç kalmıştı.
Eisen, olayın şokunu üstünden hemen atıp konuşmasına devam etti.

TV ekranlarında canlı yayınlanan programlarda bazen öyle beklenmedik olaylar yaşanıyor ki... İşte birbirinden ilginç görüntüler...
 Bir hava durumu sunucusu yeşil giyerse ne olur?
Amerikan Fox 2 televizyon kanalının sunucusu, renk seçiminin kurbanı oldu. Yeşil ekran önünde hava durumunu sunan Jessica Star, ekranla aynı renk elbise giyince görünmez oldu.
Sinema filmlerinin özel efektleri için de kullanılan yeşil ekranlar, iki farklı görüntünün üst üste konulmasını sağlıyor.






















continue reading

Anıtkabir'de bilinmeyen ayrıntı

JAN29


İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Öğretim Üyesi merhum Prof. Dr. Emin Barın ile Anıtkabir’in kitabelerini yazan ressam-hattat Etem Çalışkan, 59 yıl önce deri üzerine yazılan Atatürk’ün ölüm tutanağının gümüş muhafazada Büyük Önder’in kabrine gömüldüğünü bildirdi.

Anıtkabir'de bilinmeyen ayrıntı
AA
Hattat Prof. Dr. Emin Barın ile Anıtkabir’in kitabelerini yazan ve günümüzde yaptığı Atatürk resimleri ile bilinen Etem Çalışkan, Adana Büyükşehir Belediyesi’nin Altın Koza etkinlikleri kapsamında bu yıl 14’üncüsü düzenlenen ”13 Kare Sanat Festivali” için davet edildiği kentte, okullarda öğrencilerle söyleşi yaptı.

Öğrencilere, sanatı, anıları ve hayata bakış açısı üzerinde sunumlar yapan ve Anıtkabir ile ilgili hayatının en önemli dönemini anlatan Çalışkan, kendi el yazısıyla Atatürk portrelerinin üzerine, Atatürk’ün sözlerini yazıp imzasını da atarak eğitim kurumlarına hediye etti.

Öğrencilerin sorularını yanıtsız bırakmayan, onlarla şarkı söyleyen ve imzalanan okul formasını giyerek objektiflere gülümseyen gazeteci, hattat ve ressam Etem Çalışkan, 1953 yılının yazaylarını unutamıyor.

Çalışkan, AA muhabirine, İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’ndeki öğrenciliğinin ikinci yılını anlattı. Akademinin afiş atölyesinde öğrenciyken, 1987 yılında vefat eden Prof. Dr. Emin Barın’dan yazı dersi aldığını belirten Çalışkan, ”yaşamı boyunca büyük onur duyacağı” bir çalışmayı, yine o yıl hattat Emin Barın ile yaptığını söyledi.

Emin Barın’ın yazı üzerine Almanya’da öğrenim gördüğünü, dolayısıyla yazının hem kitabelerde, hem de kağıt üzerinde ne olduğunu uygulamasıyla bilindiğini aktaran Çalışkan, ”Anıtkabir inşaatının yapımı da o yıl bitecekti. Daha önce uluslararası yarışmalar açılmış, ihaleler yapılmıştı. Anıtkabir’in yazı işi, verdiği projeyle Emin Barın’da kalmış. Böylece Anıtkabir’in yazısını Emin Barın üstlenmiş oldu” dedi.

-”Anıtkabir’in kitabelerini yazacağız”-
Etem Çalışkan, Emin Barın’ın kendisine o yaz birlikte çalışacaklarını söylediğini belirterek, şunları anlattı: ”Emin Barın hocama ne yapacağımızı sorduğumda, bana Anıtkabir’in kitabelerini yazacağımızı söyledi. Önce anlamadım, hocamın söylediğindeki sorumluluğu ve yüksek onuru birden kavrayamadım. Ama bildim ki, hocam bana iyi bir görev verdi. Daha sonra yazılacak projeleri gördüm. Anıtkabir’deki kulelerin ayrı ayrı isimleri var. Bu kulelerin içine yazılacak yazılar,Ankara’ da yetkililer tarafından oluşturulan heyet tarafından belirlenmiş. Bu yazılar hocama gönderildi. Oturup kartondan yazı kalıpları hazırladık günlerce. Ben ölçülerine göre bu yazıları kağıt üzerine metrelerce yan yana yapıştırarak yazdım. Onları hocam kontrol eder, daha sonra Anıtkabir’e götürür, oradaki taş işçilerine teslim ederdim. Daha önce götürdüğüm ve taş işçilerinin yaptığı işleri de kontrol ederdim. Çok onurlu ve sorumluluk taşıyan bir işle karşı karşıya idim. Anıtkabir’in şeref holünde sağlı sollu duvardaki kabartmaları yapanlar, İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’ndeki bölümlerin hocalarıydı. Onları görünce heyecanlanırdım. Anıtkabir’e gittiğimde sık sık zamanın Bayındırlık Bakanı Kemal Zeytinoğlu’nu görürdüm. Dönemin BaşbakanıAdnan Menderes’i, Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ı da gördüm. Çünkü herkes çalışmaların bitirilmesini takip ediyordu.”
-”Deri üzerine yazılmış Atatürk’ün ölüm tutanağı”-
Çalışkan, 10 Kasım 1953’te Atatürk’ün naaşının Etnografya Müzesi’nden alınarak Anıtkabir’de defnedildiğini anımsattı.

Defin işlemi sırasında Emin Barın ile Anıtkabir’de bulunduğunu söyleyen Çalışkan, konuşmasını şöyle sürdürdü: ”Emin Barın hocam bana ’bir daha hiç göremezsin gel beraber’ dedi. Aşağıya indik. Atatürk’ün beyaz mermerlerden çevrili mezarını gördüm. Anadolu’nun her yerinden getirilen topraklar buraya serpilmiş. Hocamın elinde de kendi deri üzerine yazdığı ve gümüş muhafaza içindeki Atatürk’ün ölüm tutanağı vardı. Bu tutanak oraya yerleştirildi. Gümüş muhafaza içinde Atatürk’ün kabrine gömülen ölüm tutanağını ben gördüm biliyorum, Emin Barın hocam gördü biliyor, ama belgesi yok. Şimdi toprağın altında. En büyük üzüntüm, bu tutanağın fotoğrafını çekmemek veya çektirmememiz oldu. Emin Barın hocam da daha sonra bunun için üzüntü duydu. Barın, bunun için ’Ah ah’ diye dövündü.” -Kitabelerdeki yazılar mimari yapıyla uygun- Çalışkan, kitabelerdeki yazı karakterlerinin Anıtkabir’in mimari yapısıyla uygun olduğunu da söyledi.

Eski Osmanlı mimarisinde de böyle olduğunu ifade eden Çalışkan, sözlerini şöyle tamamladı: ”Camilerdeki yazılar da mimari ile birleşmiştir. Onlar da uyumludur. Rastgele yazılar, kitabeler konmaz. Ama şimdi Anıtkabir’deki bu kitabeler incelenmiyor. Anıtkabir’e gidenler bakıp okumuyor. Ölüm tutanağının fotoğrafını çektirmememizin dışında, Anıtkabir’deki kitabelerin ziyaretçilerce incelenip okunmaması ve Anıtkabir’in yapımına emeği geçenlerin hatırlanmaması da beni çok üzüyor. Anıtkabir’e hizmet edenlerin içinde hayatta olan az kişilerden biri olarak konuşuyorum. Anıtkabir’i yapanları kimse aramıyor, sormuyor, neden? Mimarların, heykeltıraşların ve emeği geçenlerin hepsinin ayrı ayrı tanıtımının yapılması lazım. Bugün bunu bir eksiklik olarak görüyorum.”

continue reading

Çakmak gazına son kurban

JAN29


Çakmak gazına son kurban

Balicilikten sonra şimdi de çakmak gazı koklama yöntemi hayatının baharındaki gençleri ölüme götürmeye başladı. Son yıllarda özellikle çocuklar ve gençler arasında yaygınlaşan çakmak gazı koklama girişimi İstanbul Yenibosna’da oturan 15 yaşındaki Hakan Alkış’ın sonu oldu.

 Bitlis’li bir ailenin 4 çocuğundan en küçüğü olan Alkış 6. sınıfta okuldan atıldı. Alkış’ın mahalledeki arkadaşları arasında çakmak gazı koklama olayı yaygınlaşmaya başlayınca Alkış da arkadaşlarından etkilenerek çakmak gazı koklamaya başladı. Çakmak gazı koklama olayınıbağımlılık haline dönüştüren Alkış, Perşembe gecesi odasına kapanarak bakkaldan aldığı çakmak gazını içine çekmeye başladı. Bir süre sonra da aniden fenalaşarak yere yığıldı. Alkış’ı ise odasında yerde yatarken ağabeyi buldu. Kardeşini alarak taksiyle hastaneye götürdü. Ancak hastanede kalp krizi geçirdiği belirlenen Alkış, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Çocuk Ergen Erişkin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nuran Erengin, çakmak gazının kolay ulaşılabilme ve fiyatının ucuz olması nedeniyle son dönemde çocuklar arasında kullanımının arttığını, bunun da önemli bir risk oluşturduğunu söyledi. Çocukların madde bağımlılığı gibi kötü alışkanlıklara yönelmesinin en önemli nedenlerinden birinin ergenlik çağı olduğunu belirten Dr. Erengin,”Piyasada bağımlılık yapıcı bir sürü madde var. 10- 18 yaş aralığındaki çocuklar tehlikeye açıktır.Çakmak gazını uyuşturucu madde olarak kullanmanın son dönemde ilköğretim yaşındaki çocuklar arasında yaygınlaştığını görüyoruz. Çakmak gazı hemen kana karışarak etkisini göstermesi nedeniyle, çevredekiler zor fark eder” dedi.

Aileler farkında değil Yaşanan üzücü olaylardan sonra ailelerin, “Çocuğumuzun hiçbir derdi, hiç bir sıkıntısı yoktu” diye açıklamalarda bulunduklarını anımsatan Dr. Erengin, “Aile çocuğunun farkında değil. Çocukların duygusal boşluğu var. Sağlıklı ve uygun arkadaşların eksikliği, derslerinde başarısızlık, ailenin ilgisizliği sonucu çocuk, içindeki boşluğu bu tür maddeleri kullanarak gidermeye çalışıyor. Ekonomik durumu iyi olan çocuklar pahalı maddelere yönelirken, durumu tam tersi olanlar ise ucuz maddelere yöneliyor. Yetkililerin çakmak gazına kolay ulaşımının engellenmesi konusunda çalışması gerekir” dedi

continue reading

Aykut Kocaman'ı durduran 4 transfer!

JAN29



Aykut Kocaman'ı durduran 4 transfer!




 
Fenerbahçe’de Aykut Kocaman’ı teknik direktörlük görevinde kalmaya ikna eden başkan Aziz Yıldırım’ın devre arasında takıma 3 ya da 4 yıldız futbolcuyu katmak için kolları sıvadığı öğrenildi.
Kocaman'a açık çek
Sarı lacivertlilerin başkanı, Kocaman’a “Takıma takviye gerekiyorsa bu hafta içinde yaparız” diyerek söz verirken, ikili bugün transfer için bir araya gelecek. Kocaman’ın ikna olmasında belki bu söz tek başına etkili olmadı ama etkenlerden bir tanesi oldu...
Başkan Aziz Yıldırım, Aykut Kocaman ile yaptığı görüşmede kendisine her konuda garanti ve yetki verdi. Hocasını geri döndürmek adına her yolu deneyen Yıldırım’ın, Kocaman’ın ısrarlı tutumunu kırmak için transfer konusunda açık çek bile verdi. Fenerbahçe Başkanı, “Bu takımı Avrupa’da şampiyon yapacağız. Kimi istersen alacağım. Biz sana inanıyoruz. Daima arkanda olacağız. Bu zor günleri yine birlikte aşacağız” ifadelerini kullandı.
Yıldırım’ın transfer çalışmalarına bizzat başladığı ve ikinci yarı hazırlıkları başlayana kadar tüm takviyelerin yapılacağı bildirildi.

continue reading

İşte Meryem'in ilk sevgilisi

JAN29

Son olarak Başbakan Erdoğan'ın açıklamalarıyla gündemden düşmeyen Muhteşem Yüzyıl dizisinin başrol oyuncusu Meryem Uzerli'nin Hamburg'da ilk büyük aşkının öyküsü öğrenildi.,

Son olarak Başbakan Erdoğan-ın açıklamalarıyla gündemden düşmeyen Muhteşem Yüzyıl dizisinin başrol oyuncusu Meryem Uzerli-nin Hamburg-da ilk büyük aşkının öyküsü öğrenildi.
 
Türkiye'de Muhteşem Yüzyıl dizisindeki Hürrem Sultan rolüyle üne kavuşmadan önce Hamburg'un en eski özel tiyatro okulu Frese Oyunculuk Okulu'nda eğitim alan Meryem Uzerli'nin ilk büyük aşkının yönetmen Telat Yurtsever olduğu ortaya çıktı.
Dizi ile üne kavuşan Uzerli'nin bir dönem yaşadığı Hamburg'da, kendisini keşfeden ve ilk büyük tiyatro rolünü veren yönetmen Telat Yurtsever ile bir yıl büyük aşk yaşadığı öğrenildi.
İkiliye o dönem çok yakın olan ama kimliklerinin açıklanmasını istemeyen tiyatro camiasından kişiler, “Birbirlerini deli gibi seviyorlardı. Hatta aralarında nişan bile yapmışlardı" dedi.
Çifte üzerlerinde isimleri yazan nişan yüzükleri satan Hamburg'daki Türk kuyumcu, “Yüzükleri verirken 'hayırlı olsun, darısı düğününüze' dedim ama aylar sonra ayrıldıklarını duydum ve çok üzüldüm" dedi.
Defalarca Almanya'nın en iyi tiyatrosu seçilen Thalia Tiyatrosu'nda “Midas'ın Kulaklarıyla" ilk Türk yönetmen olarak oyun sahneleyen Telat Yurtsever, 2006'da Almanya'da düzenlenen Futbol Dünya Şampiyonası'nın resmi kültür programı çerçevesinde Alman Futbol Federasyonu'ndan futbol konulu oyun hazırlama teklifi aldı.
urtsever, futbol-çıkar ilişkisini sorguladığı “Dünya Yuvarlaktır - Çizgide Olmak" isimli oyun için oyuncu seçiminde Frese Oyunculuk Okulu öğrencisi Meryem Uzerli'yi castinge davet etti.
Uzerli'nin oyunculuk doğaçlama ve yeteneğini gören Yurtsever kendisini oyuncu kadrosuna aldı.
Şampiyona öncesi Almanya'nın çeşitli kentlerinde büyük bir başarıyla sahnelenen oyunda Uzerli ve Yurtsever birbirlerine aşık oldular.

Şampiyona öncesi Almanya-nın çeşitli kentlerinde büyük bir başarıyla sahnelenen oyunda Uzerli ve Yurtsever birbirlerine aşık oldular.
 

Beraber yaşamaya başlayan çiftin aşkı, çıkan ufak anlaşmazlıkların büyümesi ve bunun önüne geçememeleri
Meryem Uzerli´nin yanı sıra, Mehmet Kurtuluş, Ünal Silver, Alexandra Helmig, Jennifer Maria Ehnert gibi ünlü oyuncularaa da büyük emeği olan, Almanya ve yurtdışında çok sayıda tiyatro ödülü sahibi Telat Yurtsever halen Hamburg'da yaşıyor.
Kentteki prestijli Stage Art Musical School isimli oyunculuk okulunda doçentlik yapan Telat Yurtsever, gelen soru üzerine, “Aramızda bir yakınlaşma oldu. Ancak prensip olarak özel yaşamım hakkında konuşmuyorum. Sanatımla ilgili konuşmak isterseniz her zaman kapım açık" diyerek nazikçe Uzerli ile ilişkisi hakkındaki sorularımızı yanıtsız bıraktı.

Haber: Kemal Doğan ve Yakup Askerzadeg - Hamburg (DHA)














































continue reading

İki kardeş 1 saat arayla yakalandı

JAN29


14 yaşındaki çocuk camını kırarak girdiği bankadan çıkarken polis tarafından yakalandı. Daha da ilginç olanı ise çocuğun abisinin bir saat önce polis tarafından yakalanmış olmasıydı..um: 0

İki kardeş 1 saat arayla yakalandı
İHA
Konya’da 14 yaşındaki bir çocuk, camını kırarak girdiği bankanın vezne bölümünden para aldıktan sonra kaçarken polis tarafından yakalandı. Olay, gece yarısı merkez Selçuklu ilçesi Ahmet Hilmi Nalçacı Caddesi üzerinde bulunan bir banka şubesinde meydana geldi. Daha önce sanayide de hırsızlık yaptığı iddia edilen Y.K. (14), gündüz bankanın etrafında inceleme yaptıktan sonra gece saatlerinde bankaya geldi.
Oynat
Bankada kimsenin olmadığından emin olunca arka tarafta bulunan pencereye taş atarak camı çatlatan Y.K, elbisesinin kolunu eline çekti ve çatlayan cama yumruk atarak kırdı. Y.K, kırdığı yerden içeriye girdi ve bankada para aramaya başladı. Bankanın vezne bölümünde bulunan yaklaşık 500 TL'yi alan hırsızlık şüphelisi çocuk, alarmın ötmesi üzerine kaçmaya başladı. Olayın bildirilmesi üzerine harekete geçen polis ekipleri, hırsızlık şüphelisi çocuğu kovalamaya başladı. Yaşanan kovalamacanın ardından hırsızlık şüphelisi polis ekipleri tarafından yakalandı. Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirilen Y.K. Hırsızlık Büro Amirliğine götürüldü.

BİR SAAT ÖNCE DE AĞABEYİ HIRSIZLIKTAN YAKALANDI
İddiaya göre, bankadan hırsızlık yapmaya kalkan Y.K’nın ağabeyi Kadir K. ise, 19 Aralık günü merkez Meram ilçesi Fahrunisa Mahallesi Beydili Sokak’taki bir evden fotoğraf makinesi çaldı. Polis ekiplerinin yaptığı çalışma sonucu ağabey Kadir K. de, saat 23.00 gibi gözaltına alınarak Hırsızlık Büro Amirliğine götürüldü. Ağabeyinin yakalanmasından 1 saat sonra da küçük kardeşi Y.K. yakalanarak Hırsızlık Büro Amirliğine götürüldü. Kadir K, Hırsızlık Büro Amirliğinde, kardeşi Y.K'nin hırsızlık suçundan yakalandığını öğrendi.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

continue reading

Neresini kapatacağını bilemedi

JAN29

İngiliz televizyon yıldızı Cara Kilbey katıldığı bir gecede elbisesinin azizliğine uğradı.


Kilbey göğüs dekoltesiyle zor anlar yaşarken elbisesinin yırtmacının derin olması ona ayrı bir zorluk yaşattı.


Zor anlar yaşayan yıldızın yardımına ise arkadaşları yetişti.



































continue reading

Şener: "Meireles'i Trabzon'a almam"

JAN29


Trabzonspor başkanı Sadri Şener Beyaz TV'de yayınlanan "Beyaz Futbol" programında birbirinden ilginç açıklamalar yaptı.


Şener, PFDK'nın 12 maç ceza verdiği Fenerbahçeli futbolcu Raul Meireles ve Portekiz Futbol Federasyonu için tartışılacak ifadeler kullandı.
Trabzonspor'a Meireles tarzı saç stili ve dövmeleri bulunan bir oyuncu almayacağını ifade eden Şener, "Saç stiline ve dövmelerine bakınca  aldığı ceza doğal. Portekiz Federasyonu işine baksın. Bunlardan orada çok var ki öyle bir hareketi yapıyor.'' dedi.

Burak Yılmaz'ın Avni Aker'de tepki almasını doğal karşılayan Şener, "Burak dediği gibi 5 milyon kazandırdı ancak daha farklı olabilirdi. Zorla tutacak değildik. Bize konuştuğu gibi davranmadı."
"Trabzon halkı G.Saray'ı severdi ama.."

Sadri Şener, Galatasaray ile ilişkilerin bundan sonraki süreçte iyi olmayacağını belirterek "Galatasaray ile dosttuk. Trabzon halkı Galatasaray'ı severdi ama bundan sonraki yıllarda illişkilerimizin iyi olacağını sanmıyorum." dedi.

continue reading

Tahir Kıran bombaladı!

JAN29


Tahir Kıran bombaladı!

Tahir Kıran, Kanalturk'te yayınlanan Futbolizm programında Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım ile ilgili konuştu.

4
Fenerbahçe camiasının önemli isimlerinden ve Aziz Yıldırım'a yaptığı muhalefet ile tanınan Tahirr Kıran, Kanalturk'te yayınlanan Futbolizm programına konuştu.
İşte Tahirr Kıran'ın açıklamalarından öne çıkanlar...
"FENERBAHÇE'DE DİKTA REJİMİ VAR"
"Fenerbahçe'de yıllardır olan şey hedef şaşırtma taktiği yine devreye girdi. Aykut Kocaman'ın istifası da taktik. Amacına da ulaştı. Herkes bunu konuşuyor. Hiç kimse Karabükspor'a nasıl yenildi diye bahsetmiyor. F.Bahçe'de bir yönetim, demokrasi diye bir şey yok. F.Bahçe kulübünde bir dikta rejimi var ve o diktanın başında da bir isim var. O ne derse o oluyor. 14 senedir Başkanım sen en iyisini yaparsın diye diye böyle bir insan yarattı bu toplum."
"KİMSE AZİZ YILDIRIM'A 'GİT ŞİKE YAP' DEMEDİ'

"14 senede 4 şampiyonluk, 1 tane de şaibeli şampiyonluk. Bu lekeyi kulübe süren bir adam orada durabiliyorsa... Şu 3 temmuz sürecine bir bakalım ismi geçen şahısları ele alalım nerelerde? Hepsi güçlenerek eski konumlarından daha iyi yerlere gelmişler. Hiçbir Fenerbahçeli Aziz Yıldırım'a git şike yap demedi ki? Mahkeme şikeye karar verdi ki bu cezayı verdi. "
'ALEX'İ VOLKAN DEMİREL GÖNDERDİ' İMASI...

"Ben Fenerbahçe'nin haini değilim. Meireles'e neden 25 milyon euro verildi neden Emre gönderildi neden Alex gönderildi diye soruyorum sadece. Alex'in sonunu bence birkaç tane oyuncu hazırladı. Havalanına da sadece Semih'in gitmesi her şeyi ortaya koyuyor."

Kim bu isimler şeklinde sorulan soruya, "İsim vermek istemiyorum." diyen Kıran, "Acaba bu isimler Emre'yi de mi gönderen isimler olabilir mi? Hani birinci kaptan çıktı, ikinci kaptan gitti.." cümlesine ise "Şu anda Fenerbahçe'nin kaptanı kim acaba?" şeklinde imalı bir yanıt verdi.
AYKUT KOCAMAN İLE İLGİNÇ ANI

"2005 yılıydı Aykut Kocaman İstanbulspor'u çalıştırırken Rizespor başkanı bana 'Aykut'u istiyoruz sen de tanışıyorsun görüşür müsün' dedi. Ben de aradım ve 'Rizespor'un başında görmek istiyoruz' dedim. Kocaman 'Şu anda 4 maçım var küme düşme potasındayız bu takımı düşüren hoca olmak istemiyorum şu anda buraya konsantre oldum 4 hafta sonra konuşuruz' dedi. Sonra takım kümede kaldı. Aradım kendisini. O zaman bana 'Şimdi tatile gidiyorum 1 hafta 10 gün yokum gelince arayacağım' dedi. Biz haber bekliyoruz. 10, 15 gün geçti yok. Arıyorum telefon kapalı. Sonra o zamanlar Malatyaspor Futbol Şube Sorumlusu samimi arkadaşım telefonla konuşurken 'Yeni hocayla imza atacağız' dedi. 'Hangi hoca' dedim. 'Aykut hoca' dedi. Ben de iyi dedim hayırlısı oldu. Orada bir süre kaldıktan sonra istifa etti. Aradan zaman geçti yine bizde hoca değişikliği oldu. Yine 'Aykut hoca ile görüşsene' dedi başkan. Ben de geçen seferi hatırlattım. Tekrar aradık ama. Oturduk konuştuk. 'Ben İstanbul dışında çalışmak istemiyorum' dedi. 3 gün sonra Konyaspor'a imza attı. Bana onun için Aykut bıraktı, geri geldi vs. konuşmanın anlamı yok."
'DAUM'A 'KENARDA DUR' DEDİ'

"Fenerbahçe - Trabzonspor maçında (şampiyonluğun Bursaspor'a kaybedildiği maç) devre arasında hocaya 'kenarda dur' diyerek kim konuşma yaptı? (Aykut Kocaman'ı ima ederek) Bu olaylar bugünün olayları değil. Devre arasında birisi oyunculara 'korkmayın' diye lafa girerse oyuncuların kafasında olay bitmiştir."

continue reading

SENiN İÇİN ALEX GİTTİ!

JAN29


Fenerbahçe’nin hocasını ikna edebilmek için Salih Uçan’dan Meireles’e kadar tüm takım konuşma yaptı. Ancak Aykut Kocaman’a geri adım attıran yöneticilerin, “Başkan en sevdiği kişiyi senin için bu kulüpten gönderdi, unutma” sözleri oldu

Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman’ın, Kardemir Karabük maçı sonrası istifa ettiğini açıklaması sarı-lacivertli camiada şok etkisi yarattı.
Kocaman’ın, Başkan Aziz Yıldırım’ın tüm telkinlerine rağmen sarı-lacivertli kulüple bağlarını koparmak istemesindeki en büyük etkenin taraftar olduğu öğrenildi. Başkan’ın sürekli “Aykut benim kardeşim” diyerek sahiplendiği genç çalıştırıcının Karabük maçında tribünlerden gelen istifa seslerinden çok “I Love You Alex” tezahüratına içerlediği, stadın büyük bir bölümünün bu çıkışa katılması nedeniyle de bırakma kararı aldığı bildirildi.
Yeni Malatya ve Kasımpaşa maçlarının ardından da soyunma odasında istifa eden Aykut Kocaman’ı oyuncular ve yönetim ikna etmeyi başarmıştı. Kocaman bu kez kimsenin kararına müdahale etmesini istemediği için istifasını direkt kamuoyuna açıkladı. Ancak buna rağmen futbolcularının ve yönetimin ikna süreci ile karşılaştı.
Sen yoksan, ben de yokum
Can Bartu Tesisleri’nde gecenin ilerleyen saatlerine kadar oyuncular ve Başkan Aziz Yıldırım ile durumunu değerlendiren Kocaman’ın taraftara bir hayli kırgın olduğu bildirildi. Yıldırım ve futbolculara, “Artık kan değişikliği şart” diyen Kocaman’a yumuşatmak için Salih Uçan’dan Meireles’e kadar neredeyse tüm takım konuşma yaptı. Meireles, “Siz yoksanız, ben de yokum. Benim için yaptıklarını çok iyi biliyorum” sözleri Kocaman’ı duygulandırırken, yöneticilerin “Başkanı ve bizleri kırma. Aziz başkan senin için en sevdiği kişi Alex’i gönderdi. Bunu sakın unutma” çıkışı gergin ortamı dağıttı.
Kocaman dün istifası ile ilgili net bir açıklama yapmazken, yöneticilerin çoğunluğu krizin aşıldığını belirttiler.
ISTIFA SURECI
1. Kocaman çok yorgun. Gerek 3 Temmuz süreci, gerek Alex krizi, gerekse oynanan kötü futboldan dolayı mental açıdan dip noktasında.
2. Samandıra’da yalnız. Ali Yıldırım elini futbol takımının üzerinde çekince tüm sorunlarla tek başına uğraşmak zorunda kaldı.
3. Medya ve kamuoyu baskısı. Özellikle Alex’in ayrılmasından sonra yapılan yorumlar ve ithamlar Kocaman’ı çok üzdü ve kırdı.
4. Aylardır yakın çevresine “Bu görev çok ağır. Artık taşıyamıyorum” diyen Kocaman sonunda dayanamadı.
Başkan’dan açık çek
Başkan Aziz Yıldırım, Aykut Kocaman ile yaptığı görüşmede kendisine her konuda garanti ve yetki verdi. Hocasını geri döndürmek adına her yolu deneyen Yıldırım’ın, Kocaman’ın ısrarlı tutumunu kırmak için transfer konusunda açık çek bile verdi. Fenerbahçe Başkanı, “Bu takımı Avrupa’da şampiyon yapacağız. Kimi istersen alacağım. Biz sana inanıyoruz. Daima arkanda olacağız. Bu zor günleri yine birlikte aşacağız” ifadelerini kullandı.
Yıldırım’ın transfer çalışmalarına bizzat başladığı ve ikinci yarı hazırlıkları başlayana kadar tüm takviyelerin yapılacağı bildirildi.
Yurt dışına gitme kararı
Kocaman, kafasını dinlemek ve yaşadığı olayları daha iyi değerlendirmek için yurt dışına gitme kararı aldı. Türkiye’den uzaklaşmak isteyen Kocaman ailesi ile birlikte tatil yapacak.

continue reading

G.Saray'da deprem var! Şok iddia.

JAN29


Spor Toto Süper Lig ekiplerinden Galatasaray'da Fildişili oyuncu Emmanuel Eboue ile ilgili şok iddialar geldi...

Galatasaray'da başarılı oyunculardan Emmanuel Eboue krizi yaşandığı iddia edildi.
A Haber'de konuşan Harun Muslu'nun iddiasına göre, Felip Melo ile Trabzonspor maçında yaşadığı tartışmayı soyunma odasına taşıyan Emmanuel Eboue takımdan gönderilecek.
İddiaya göre Eboue'nin sadece Melo ile tartışması değil başka birçok vakaasının da bulunduğu ifade edildi. Florya'da komşularından ciddi şikayetler geldiği ve bu durumun G.Saray yönetimin tarafında da ciddi sıkıntılar yaşattığı söylendi. 'Emniyete kadar taşınan' olaylar olduğu iddia edilirken Fildişili oyuncunun 'farklı' para konularında da idari yetkililerle problemler yaşadığı söylendi.
Eboue'nin devre arasında kulüpten gönderileceği ve en ciddi talibin de Paris Saint-Germain olduğu bildirildi.

continue reading