F.Bahçeli'nin zararını G.Saray karşıladı!

JAN29



Galatasaray –Fenerbahçe maçı sonrası Kadıköy’de Galatasaray Store’a yapılan saldırılarının ardından ilginç bir gelişme yaşandı. Yapılan saldırı sonucunda zarar gören bir üst kattaki iş yerinin yaklaşık 20 bin TL’lik zararını Galatasaray Kulübü karşılayacak.

24 Aralık 2012 | 14:39
Geçtiğimiz hafta Galatasaray Store yapılan saldırının ayrıntıları ele alındı.  Saldırı nedeniyle zarar gören isimlerden biri de Fenerbahçe taraftarı olan İzak Hason’du.
Galatasaray Store yapılan saldırı nedeniyle iş yeride zarar gören İzak Hason, Fenerbahçe taraftarlarından şikayetçi olmazken, iş yerinde yaklaşık 20 bin TL’lik zarar meydana geldi. O gün yaşananları, Radyospor’da yayınlanan Kriminal Spor’a katılarak anlatan Hason, zararını Galatasaray Kulübü’nün karşılayacağını söyledi.
Hason, “O gün olaylar nedeniyle iş yerine geldiğimde, iş yerinin camlarının kırıldığını ve olayların devam ettiğini gördüm. Ben de Fenerbahçeliyim. İş yerine daha fazla zarar gelmesin diye uzun süre nöbet tuttum.  Yaşananlara şiddetle karşı çıkıyorum. O gün kendini kaybetmiş çocukları gördüm. Bir cahillik yaptılar ve ifademde onlardan şikayetçi olmadım” dedi.
ZARARI G.SARAY KARŞILAYACAK
Saldırı nedeniyle yaklaşık 20 bin TL’lik zarar olduğunu söyleyen Hason, sözlerine şöyle devam etti:  “Maç günü açılan Galatasaray Store’nin sorun yaratacağını düşünmüştüm ama yiğidi öldürüp, hakkını vermek lazım. Galatasaray Kulübü iş yerimde oluşan zararı daha iyi şartlarda yaparak karşılama kararı aldı. 

continue reading

Sneijder G.Saray'ın rakibine mi gidiyor?

JAN29



Inter'den devre arasında ayrılması beklenen Hollandalı yıldız Wesley Sneijder için yeni bir iddia daha. Adı, Fenerbahçe ve Galatasaray ile anılan Hollandalı için bu kez Schalke'nin adı geçiyor.

24 Aralık 2012 | 14:30
Aldığı yıllık ücretde indirim yapmadığı için kadroya alınmayan Wesley Sneijder, devre arası Inter'den ayrılıyor. Yıldız oyuncu için son iddia ise; Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'ndeki rakibi Schalke. Hollandalı golcüsü Klaas Jan Huntelaar ile sözleşmesini 2015 yılına kadar uzatan Schalke'nin gözünü bir başka Hollandalı Wesley Sneijder'e diktiği iddia edildi.
İtalyanların iddiasına göre, Alman kulübü Sneijder için 10 Milyon Euro'yu gözden çıkarırken, bu transfer için Inter'ın kapısını çaldığı ifade edildi.
Sneijder ile ilgilenen diğer kulüpler arasında, Galatasaray'ın adı yazılmazken, Fenerbahçe, Manchester United, Tottenham ve Anzhi'nin adı geçiyor.

continue reading

JAN29



Inter'den devre arasında ayrılması beklenen Hollandalı yıldız Wesley Sneijder için yeni bir iddia daha. Adı, Fenerbahçe ve Galatasaray ile anılan Hollandalı için bu kez Schalke'nin adı geçiyor.

24 Aralık 2012 | 14:30
Aldığı yıllık ücretde indirim yapmadığı için kadroya alınmayan Wesley Sneijder, devre arası Inter'den ayrılıyor. Yıldız oyuncu için son iddia ise; Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'ndeki rakibi Schalke. Hollandalı golcüsü Klaas Jan Huntelaar ile sözleşmesini 2015 yılına kadar uzatan Schalke'nin gözünü bir başka Hollandalı Wesley Sneijder'e diktiği iddia edildi.
İtalyanların iddiasına göre, Alman kulübü Sneijder için 10 Milyon Euro'yu gözden çıkarırken, bu transfer için Inter'ın kapısını çaldığı ifade edildi.
Sneijder ile ilgilenen diğer kulüpler arasında, Galatasaray'ın adı yazılmazken, Fenerbahçe, Manchester United, Tottenham ve Anzhi'nin adı geçiyor.

continue reading

Talihsiz talihliye şimdi de dava harcı şoku

JAN29



Süper Loto’nun 9 hafta devrederek 21.7 milyon liraya yükselen ikramiyesini kazandığını ileri sürerek Milli Piyango İdaresi’ne başvuran kişinin, hukuki yollardan dava açarak parayı elde etmesi için 324 bin lira harç ödemek zorunda olduğu ortaya çıktı.


Talihli olduğunu iddia eden kişinin avukatı Şakir Balcı, “Milli Piyango idaresinden başvurumuza yönelik cevap gelmedi. Kupon, pamuk ile kağıt arasında. Dört köşe itibariyle lime lime olmuş. Çok katlı buruşmuş, iç içe girmiş bir belgeden söz ediyoruz. Hukuken kabul görecek bir belge olması konusunda çalışmalar yapıp, biz de ikna olmalıyız" dedi.
 
21.7 milyon liranın kendisine isabet ettiğini, ancak pantolon cebinde unuttuğu kuponun annesi tarafından yıkandığını ileri sürerek Milli Piyango İdaresi’ne başvuran kişinin, Manisa Barosu’na kayıtlı avukatı Şakir Balcı, İzmir Adliyesi’nde açıklamalarda bulundu. Olası bir dava açması durumunda dava harcının 323-324 bin lira tuttuğunu hesaplatan Balcı, “Hukuki ve teknik çalışmaları bitirmiş değiliz, kendi ikna sürecimizi tamamlamış değiliz. Sonuçta avukatın önüne her türlü iddia gelebilir. Bunların doğruluğunu, geçerliliğini kanıtlamak için ciddi çalışma yapması gerekiyor. Mevcut olayda, sağlıklı olmayan kuponu, Milli Piyango İdaresi’ne ibraz ettiğimiz taktirde, “Buyurun gelin ikramiyenizi alın' şeklinde bir yapı yok. Milli Piyango İdaresi’nden bizim başvurumuza henüz bir cevap gelmedi, bunu bekliyoruzö dedi. 
İdare’nin vereceği cevabın ardından yol haritalarını belirleyeceklerini dile getiren Balcı, “İdare, iki cevap verebilir, “mümkün' veya “geçersizdir' diyebilir. Zaten biz geçersiz konusunda çalışıyoruz. Neler yapılacağıyla ilgili alt yapı çalışmaları yapıyoruz. Bizi ikna eden bir süreçle bu konuyu tamamlamamız lazım. Ancak bu noktada değiliz. Olası bir yargı yoluna başvurduğumuzda, ilgilinin 323 -324 bin lira dava harcını yatırması gerekiyor. Olası bir olumsuz cevap karşısında, ortada böyle bir maliyetli dava söz konusu. İlginin bunu karşılaması mümkün değil. Adli yargı müessesiyle de görüşeceğiz. Harç ödemeden ya da küçük masraflarla bu dava nasıl yürütebilir, bunu araştırıyoruz. Bu konuda müvekkilime de yardım edilebilirö dedi. Kuponu veya Türkiye’de bilirkişiler tarafından elde edilecek somut bilgileri Avrupa’daki bir laboratuara da göndermek istediklerini söyleyen Balcı, “Yılbaşından sonraki ilk hafta, Avrupa’da bir laboratuara buradan aldığımız sonuçları göndereceğiz. Bir noktaya varmak istiyoruz. İdare, bizim ikna olmadığımız bir belgeyi şayet geçersiz derse kurumu kamoyunu ve bizi zedeler. İdare’ye yapılacak başvuruda her türlü dökümanımız elimizde olmalı. Acele etmiyoruzö dedi. Şu an için bir dava açmalarının söz konusu olmadığını söyleyen Balcı, “Hukuken kabul görecek bir belge olması konusunda çalışmalar yapıp biz de ikna olmalıyız. Hukuki sorumluluk altındayız. İdare’nin bağlı olduğu kurallar var. Çekilen sayılar, güvenlik nosu, çekiliş tarihi, bilet seri nosu, açık şekilde görünmek zorunda. Bu kategoriler altında bizim incelemelerimiz de devam ediyorö diye konuştu.
 
KUPON, AĞIR TAHRİP EDİLMİŞ SINIFINDA
Kuponun durumuyla ilgili veren Balcı, “Kupon, pamuk ile kağıt arasında. Dört köşe itibariyle lime lime olmuş. Çok katlı buruşmuş, iç içe girmiş bir belgeden söz ediyoruz. Hukuka göre bu evrak ağır tahrip edilmiş sınıfına daha yakın ve evrakın el değiştirilebilir olması nedeniyle ciddi çekincelerimiz var. Eğer negatif bir ortam oluşursa talihlinin içinde bulunduğu durum da dikkate alınmalı. Hukuki çalışmalar bittikten sonra daha net şeyler söyleyebilirizö dedi.
 
AİLE PERİŞAN
Pantolonu yıkayanın eş değil anne olduğunu söyleyen Balcı, “Hem talihlinin hem de ailesinin ciddi bir sıkıntısı var. Bir yandan onu kendine getirmeye çalışıyoruz, bir yandan da hukuki çalışmalar yapıyoruz. Talihli neredeyse, “Bu neden benim başıma geldi' noktasında. Ama onu hem iyiye hem kötüye hazırlamak için çalışıyoruz. Aile hiç iyi değil. Bu milli Piyango Tarihi’nin en ağır vakasıö dedi.

continue reading

Talihsiz talihliye şimdi de dava harcı şoku

JAN29



Süper Loto’nun 9 hafta devrederek 21.7 milyon liraya yükselen ikramiyesini kazandığını ileri sürerek Milli Piyango İdaresi’ne başvuran kişinin, hukuki yollardan dava açarak parayı elde etmesi için 324 bin lira harç ödemek zorunda olduğu ortaya çıktı.


Talihli olduğunu iddia eden kişinin avukatı Şakir Balcı, “Milli Piyango idaresinden başvurumuza yönelik cevap gelmedi. Kupon, pamuk ile kağıt arasında. Dört köşe itibariyle lime lime olmuş. Çok katlı buruşmuş, iç içe girmiş bir belgeden söz ediyoruz. Hukuken kabul görecek bir belge olması konusunda çalışmalar yapıp, biz de ikna olmalıyız" dedi.
 
21.7 milyon liranın kendisine isabet ettiğini, ancak pantolon cebinde unuttuğu kuponun annesi tarafından yıkandığını ileri sürerek Milli Piyango İdaresi’ne başvuran kişinin, Manisa Barosu’na kayıtlı avukatı Şakir Balcı, İzmir Adliyesi’nde açıklamalarda bulundu. Olası bir dava açması durumunda dava harcının 323-324 bin lira tuttuğunu hesaplatan Balcı, “Hukuki ve teknik çalışmaları bitirmiş değiliz, kendi ikna sürecimizi tamamlamış değiliz. Sonuçta avukatın önüne her türlü iddia gelebilir. Bunların doğruluğunu, geçerliliğini kanıtlamak için ciddi çalışma yapması gerekiyor. Mevcut olayda, sağlıklı olmayan kuponu, Milli Piyango İdaresi’ne ibraz ettiğimiz taktirde, “Buyurun gelin ikramiyenizi alın' şeklinde bir yapı yok. Milli Piyango İdaresi’nden bizim başvurumuza henüz bir cevap gelmedi, bunu bekliyoruzö dedi. 
İdare’nin vereceği cevabın ardından yol haritalarını belirleyeceklerini dile getiren Balcı, “İdare, iki cevap verebilir, “mümkün' veya “geçersizdir' diyebilir. Zaten biz geçersiz konusunda çalışıyoruz. Neler yapılacağıyla ilgili alt yapı çalışmaları yapıyoruz. Bizi ikna eden bir süreçle bu konuyu tamamlamamız lazım. Ancak bu noktada değiliz. Olası bir yargı yoluna başvurduğumuzda, ilgilinin 323 -324 bin lira dava harcını yatırması gerekiyor. Olası bir olumsuz cevap karşısında, ortada böyle bir maliyetli dava söz konusu. İlginin bunu karşılaması mümkün değil. Adli yargı müessesiyle de görüşeceğiz. Harç ödemeden ya da küçük masraflarla bu dava nasıl yürütebilir, bunu araştırıyoruz. Bu konuda müvekkilime de yardım edilebilirö dedi. Kuponu veya Türkiye’de bilirkişiler tarafından elde edilecek somut bilgileri Avrupa’daki bir laboratuara da göndermek istediklerini söyleyen Balcı, “Yılbaşından sonraki ilk hafta, Avrupa’da bir laboratuara buradan aldığımız sonuçları göndereceğiz. Bir noktaya varmak istiyoruz. İdare, bizim ikna olmadığımız bir belgeyi şayet geçersiz derse kurumu kamoyunu ve bizi zedeler. İdare’ye yapılacak başvuruda her türlü dökümanımız elimizde olmalı. Acele etmiyoruzö dedi. Şu an için bir dava açmalarının söz konusu olmadığını söyleyen Balcı, “Hukuken kabul görecek bir belge olması konusunda çalışmalar yapıp biz de ikna olmalıyız. Hukuki sorumluluk altındayız. İdare’nin bağlı olduğu kurallar var. Çekilen sayılar, güvenlik nosu, çekiliş tarihi, bilet seri nosu, açık şekilde görünmek zorunda. Bu kategoriler altında bizim incelemelerimiz de devam ediyorö diye konuştu.
 
KUPON, AĞIR TAHRİP EDİLMİŞ SINIFINDA
Kuponun durumuyla ilgili veren Balcı, “Kupon, pamuk ile kağıt arasında. Dört köşe itibariyle lime lime olmuş. Çok katlı buruşmuş, iç içe girmiş bir belgeden söz ediyoruz. Hukuka göre bu evrak ağır tahrip edilmiş sınıfına daha yakın ve evrakın el değiştirilebilir olması nedeniyle ciddi çekincelerimiz var. Eğer negatif bir ortam oluşursa talihlinin içinde bulunduğu durum da dikkate alınmalı. Hukuki çalışmalar bittikten sonra daha net şeyler söyleyebilirizö dedi.
 
AİLE PERİŞAN
Pantolonu yıkayanın eş değil anne olduğunu söyleyen Balcı, “Hem talihlinin hem de ailesinin ciddi bir sıkıntısı var. Bir yandan onu kendine getirmeye çalışıyoruz, bir yandan da hukuki çalışmalar yapıyoruz. Talihli neredeyse, “Bu neden benim başıma geldi' noktasında. Ama onu hem iyiye hem kötüye hazırlamak için çalışıyoruz. Aile hiç iyi değil. Bu milli Piyango Tarihi’nin en ağır vakasıö dedi.

continue reading

Ayhan Akman: Bana ne Aykut Kocaman'dan!

JAN29


Ayhan Akman: Bana ne Aykut Kocaman'dan!

Futbolu bırakan eski Galatasaraylı futbolcu Ayhan Akman, Aykut Kocaman'ın istifa etmesiyle ilgili soruya ilginç bir yanıt verdi...

24 Aralık 2012 | 10:23
Sercan Kısmet / Skorer Özel
Geçen sene Galatasaray'da futbolu bırakan Ayhan Akman önceki akşam eşi Gizem Akman ile Kanyon'da görüntülendi. Alışveriş yapan çift, basın mensuplarına gülerek poz verdi. "Fenerbahçe'nin teknik direktörü Aykut Kocaman'ın istifa etmesi" sorusuna gülen Akman, "Bana ne Aykut Kocaman'dan?" diyerek cevap verdi. 

continue reading

700 bin TL'lik lüks tatil

JAN29

L.A Galaxy takımından ayrıldıktan sonra ülkesi İngiltere’ye dönen yıldız futbolcu David Beckham eşi Victoria ve dört çocuğuyla birlikte Noel tatilini geçirmek üzere Maldivler’e gitti.

L.A Galaxy takımından ayrıldıktan sonra ülkesi İngiltere’ye dönen yıldız futbolcu David Beckham eşi Victoria ve dört çocuğuyla birlikte Noel tatilini geçirmek üzere Maldivler’e gitti.
 
Ünlü aile konaklamak için 12 plaja ve 40 yüzme havuzuna sahip özel bir oteli tercih etti. “Sun” gazetesinin haberine göre özel bir deniz uçağıyla ulaşılan adada bulunan otelde 130 özel villa bulunuyor.
Adada 11 gece kalacak olan ailenin üç oda kiraladığı belirtildi. Odaların geceliği ise 8600 pound.
Çifte yakın bir kişi gazeteye yaptığı açıklamada Beckhamlar’ın Maldivler’deki en pahalı otelde kaldığını söyledi.
























continue reading

Canlı yayında rezil oldular

JAN29

Ekonomi kanalı Bloomberg'de kadın sunucunun verdiği frikik Temel İçgüdü filmini hatırlattı


Ekonomi kanalı Bloomberg-de kadın sunucunun verdiği frikik Temel İçgüdü filmini hatırlattı
 
 
Temel İçgüdü filminde Sharon Stone'un meşhur sahnesine benzer bir frikik veren kadın sunucu Stephanie Ruhle olayın farkına varmadan programa devam etti
Hemen internet sitelerine düşen bu frikiğin görüntüleri için okuyucular "Teşekkürler Stephanie Ruhle'ye. Ekonomi haberlerini ilginç hale getirdi" şeklinde yorum yaptı.
Bloomberg televizyonunda finans haberleri sunan Sara Eisen mikrofonun bozulmasıyla aniden kendisine dönen kameraya iç çamaşırını düzeltirken yakalandı.
Canlı yayında ilk konuşması beklenen muhabirin mikrofonu tutukluk yapınca çareyi Eisen’e dönmekte bulan kameraman, sunucunun kameranın kendisine dönük olduğunu bilmeden iç çamaşırını düzelttiğini gördüğünde açıyı değiştirmek için çok geç kalmıştı.
Eisen, olayın şokunu üstünden hemen atıp konuşmasına devam etti.

TV ekranlarında canlı yayınlanan programlarda bazen öyle beklenmedik olaylar yaşanıyor ki... İşte birbirinden ilginç görüntüler...
 Bir hava durumu sunucusu yeşil giyerse ne olur?
Amerikan Fox 2 televizyon kanalının sunucusu, renk seçiminin kurbanı oldu. Yeşil ekran önünde hava durumunu sunan Jessica Star, ekranla aynı renk elbise giyince görünmez oldu.
Sinema filmlerinin özel efektleri için de kullanılan yeşil ekranlar, iki farklı görüntünün üst üste konulmasını sağlıyor.






















continue reading

Anıtkabir'de bilinmeyen ayrıntı

JAN29


İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Öğretim Üyesi merhum Prof. Dr. Emin Barın ile Anıtkabir’in kitabelerini yazan ressam-hattat Etem Çalışkan, 59 yıl önce deri üzerine yazılan Atatürk’ün ölüm tutanağının gümüş muhafazada Büyük Önder’in kabrine gömüldüğünü bildirdi.

Anıtkabir'de bilinmeyen ayrıntı
AA
Hattat Prof. Dr. Emin Barın ile Anıtkabir’in kitabelerini yazan ve günümüzde yaptığı Atatürk resimleri ile bilinen Etem Çalışkan, Adana Büyükşehir Belediyesi’nin Altın Koza etkinlikleri kapsamında bu yıl 14’üncüsü düzenlenen ”13 Kare Sanat Festivali” için davet edildiği kentte, okullarda öğrencilerle söyleşi yaptı.

Öğrencilere, sanatı, anıları ve hayata bakış açısı üzerinde sunumlar yapan ve Anıtkabir ile ilgili hayatının en önemli dönemini anlatan Çalışkan, kendi el yazısıyla Atatürk portrelerinin üzerine, Atatürk’ün sözlerini yazıp imzasını da atarak eğitim kurumlarına hediye etti.

Öğrencilerin sorularını yanıtsız bırakmayan, onlarla şarkı söyleyen ve imzalanan okul formasını giyerek objektiflere gülümseyen gazeteci, hattat ve ressam Etem Çalışkan, 1953 yılının yazaylarını unutamıyor.

Çalışkan, AA muhabirine, İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’ndeki öğrenciliğinin ikinci yılını anlattı. Akademinin afiş atölyesinde öğrenciyken, 1987 yılında vefat eden Prof. Dr. Emin Barın’dan yazı dersi aldığını belirten Çalışkan, ”yaşamı boyunca büyük onur duyacağı” bir çalışmayı, yine o yıl hattat Emin Barın ile yaptığını söyledi.

Emin Barın’ın yazı üzerine Almanya’da öğrenim gördüğünü, dolayısıyla yazının hem kitabelerde, hem de kağıt üzerinde ne olduğunu uygulamasıyla bilindiğini aktaran Çalışkan, ”Anıtkabir inşaatının yapımı da o yıl bitecekti. Daha önce uluslararası yarışmalar açılmış, ihaleler yapılmıştı. Anıtkabir’in yazı işi, verdiği projeyle Emin Barın’da kalmış. Böylece Anıtkabir’in yazısını Emin Barın üstlenmiş oldu” dedi.

-”Anıtkabir’in kitabelerini yazacağız”-
Etem Çalışkan, Emin Barın’ın kendisine o yaz birlikte çalışacaklarını söylediğini belirterek, şunları anlattı: ”Emin Barın hocama ne yapacağımızı sorduğumda, bana Anıtkabir’in kitabelerini yazacağımızı söyledi. Önce anlamadım, hocamın söylediğindeki sorumluluğu ve yüksek onuru birden kavrayamadım. Ama bildim ki, hocam bana iyi bir görev verdi. Daha sonra yazılacak projeleri gördüm. Anıtkabir’deki kulelerin ayrı ayrı isimleri var. Bu kulelerin içine yazılacak yazılar,Ankara’ da yetkililer tarafından oluşturulan heyet tarafından belirlenmiş. Bu yazılar hocama gönderildi. Oturup kartondan yazı kalıpları hazırladık günlerce. Ben ölçülerine göre bu yazıları kağıt üzerine metrelerce yan yana yapıştırarak yazdım. Onları hocam kontrol eder, daha sonra Anıtkabir’e götürür, oradaki taş işçilerine teslim ederdim. Daha önce götürdüğüm ve taş işçilerinin yaptığı işleri de kontrol ederdim. Çok onurlu ve sorumluluk taşıyan bir işle karşı karşıya idim. Anıtkabir’in şeref holünde sağlı sollu duvardaki kabartmaları yapanlar, İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’ndeki bölümlerin hocalarıydı. Onları görünce heyecanlanırdım. Anıtkabir’e gittiğimde sık sık zamanın Bayındırlık Bakanı Kemal Zeytinoğlu’nu görürdüm. Dönemin BaşbakanıAdnan Menderes’i, Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ı da gördüm. Çünkü herkes çalışmaların bitirilmesini takip ediyordu.”
-”Deri üzerine yazılmış Atatürk’ün ölüm tutanağı”-
Çalışkan, 10 Kasım 1953’te Atatürk’ün naaşının Etnografya Müzesi’nden alınarak Anıtkabir’de defnedildiğini anımsattı.

Defin işlemi sırasında Emin Barın ile Anıtkabir’de bulunduğunu söyleyen Çalışkan, konuşmasını şöyle sürdürdü: ”Emin Barın hocam bana ’bir daha hiç göremezsin gel beraber’ dedi. Aşağıya indik. Atatürk’ün beyaz mermerlerden çevrili mezarını gördüm. Anadolu’nun her yerinden getirilen topraklar buraya serpilmiş. Hocamın elinde de kendi deri üzerine yazdığı ve gümüş muhafaza içindeki Atatürk’ün ölüm tutanağı vardı. Bu tutanak oraya yerleştirildi. Gümüş muhafaza içinde Atatürk’ün kabrine gömülen ölüm tutanağını ben gördüm biliyorum, Emin Barın hocam gördü biliyor, ama belgesi yok. Şimdi toprağın altında. En büyük üzüntüm, bu tutanağın fotoğrafını çekmemek veya çektirmememiz oldu. Emin Barın hocam da daha sonra bunun için üzüntü duydu. Barın, bunun için ’Ah ah’ diye dövündü.” -Kitabelerdeki yazılar mimari yapıyla uygun- Çalışkan, kitabelerdeki yazı karakterlerinin Anıtkabir’in mimari yapısıyla uygun olduğunu da söyledi.

Eski Osmanlı mimarisinde de böyle olduğunu ifade eden Çalışkan, sözlerini şöyle tamamladı: ”Camilerdeki yazılar da mimari ile birleşmiştir. Onlar da uyumludur. Rastgele yazılar, kitabeler konmaz. Ama şimdi Anıtkabir’deki bu kitabeler incelenmiyor. Anıtkabir’e gidenler bakıp okumuyor. Ölüm tutanağının fotoğrafını çektirmememizin dışında, Anıtkabir’deki kitabelerin ziyaretçilerce incelenip okunmaması ve Anıtkabir’in yapımına emeği geçenlerin hatırlanmaması da beni çok üzüyor. Anıtkabir’e hizmet edenlerin içinde hayatta olan az kişilerden biri olarak konuşuyorum. Anıtkabir’i yapanları kimse aramıyor, sormuyor, neden? Mimarların, heykeltıraşların ve emeği geçenlerin hepsinin ayrı ayrı tanıtımının yapılması lazım. Bugün bunu bir eksiklik olarak görüyorum.”

continue reading

Çakmak gazına son kurban

JAN29


Çakmak gazına son kurban

Balicilikten sonra şimdi de çakmak gazı koklama yöntemi hayatının baharındaki gençleri ölüme götürmeye başladı. Son yıllarda özellikle çocuklar ve gençler arasında yaygınlaşan çakmak gazı koklama girişimi İstanbul Yenibosna’da oturan 15 yaşındaki Hakan Alkış’ın sonu oldu.

 Bitlis’li bir ailenin 4 çocuğundan en küçüğü olan Alkış 6. sınıfta okuldan atıldı. Alkış’ın mahalledeki arkadaşları arasında çakmak gazı koklama olayı yaygınlaşmaya başlayınca Alkış da arkadaşlarından etkilenerek çakmak gazı koklamaya başladı. Çakmak gazı koklama olayınıbağımlılık haline dönüştüren Alkış, Perşembe gecesi odasına kapanarak bakkaldan aldığı çakmak gazını içine çekmeye başladı. Bir süre sonra da aniden fenalaşarak yere yığıldı. Alkış’ı ise odasında yerde yatarken ağabeyi buldu. Kardeşini alarak taksiyle hastaneye götürdü. Ancak hastanede kalp krizi geçirdiği belirlenen Alkış, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Çocuk Ergen Erişkin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nuran Erengin, çakmak gazının kolay ulaşılabilme ve fiyatının ucuz olması nedeniyle son dönemde çocuklar arasında kullanımının arttığını, bunun da önemli bir risk oluşturduğunu söyledi. Çocukların madde bağımlılığı gibi kötü alışkanlıklara yönelmesinin en önemli nedenlerinden birinin ergenlik çağı olduğunu belirten Dr. Erengin,”Piyasada bağımlılık yapıcı bir sürü madde var. 10- 18 yaş aralığındaki çocuklar tehlikeye açıktır.Çakmak gazını uyuşturucu madde olarak kullanmanın son dönemde ilköğretim yaşındaki çocuklar arasında yaygınlaştığını görüyoruz. Çakmak gazı hemen kana karışarak etkisini göstermesi nedeniyle, çevredekiler zor fark eder” dedi.

Aileler farkında değil Yaşanan üzücü olaylardan sonra ailelerin, “Çocuğumuzun hiçbir derdi, hiç bir sıkıntısı yoktu” diye açıklamalarda bulunduklarını anımsatan Dr. Erengin, “Aile çocuğunun farkında değil. Çocukların duygusal boşluğu var. Sağlıklı ve uygun arkadaşların eksikliği, derslerinde başarısızlık, ailenin ilgisizliği sonucu çocuk, içindeki boşluğu bu tür maddeleri kullanarak gidermeye çalışıyor. Ekonomik durumu iyi olan çocuklar pahalı maddelere yönelirken, durumu tam tersi olanlar ise ucuz maddelere yöneliyor. Yetkililerin çakmak gazına kolay ulaşımının engellenmesi konusunda çalışması gerekir” dedi

continue reading

Aykut Kocaman'ı durduran 4 transfer!

JAN29



Aykut Kocaman'ı durduran 4 transfer!




 
Fenerbahçe’de Aykut Kocaman’ı teknik direktörlük görevinde kalmaya ikna eden başkan Aziz Yıldırım’ın devre arasında takıma 3 ya da 4 yıldız futbolcuyu katmak için kolları sıvadığı öğrenildi.
Kocaman'a açık çek
Sarı lacivertlilerin başkanı, Kocaman’a “Takıma takviye gerekiyorsa bu hafta içinde yaparız” diyerek söz verirken, ikili bugün transfer için bir araya gelecek. Kocaman’ın ikna olmasında belki bu söz tek başına etkili olmadı ama etkenlerden bir tanesi oldu...
Başkan Aziz Yıldırım, Aykut Kocaman ile yaptığı görüşmede kendisine her konuda garanti ve yetki verdi. Hocasını geri döndürmek adına her yolu deneyen Yıldırım’ın, Kocaman’ın ısrarlı tutumunu kırmak için transfer konusunda açık çek bile verdi. Fenerbahçe Başkanı, “Bu takımı Avrupa’da şampiyon yapacağız. Kimi istersen alacağım. Biz sana inanıyoruz. Daima arkanda olacağız. Bu zor günleri yine birlikte aşacağız” ifadelerini kullandı.
Yıldırım’ın transfer çalışmalarına bizzat başladığı ve ikinci yarı hazırlıkları başlayana kadar tüm takviyelerin yapılacağı bildirildi.

continue reading